İçeriğe geç

Kağıt atık kutusuna gazete atılır mı ?

Kağıt Atık Kutusuna Gazete Atılır Mı?

Kayseri’deki evimizin arka bahçesinde, bir sabah saat 7:30 civarındaydım. Hava henüz serindi ama güneş yavaşça doğuyordu. Günün ilk ışıkları, minik balkonumun camlarından içeri süzüldüğünde, bir çay demlemeye karar verdim. Her sabah olduğu gibi, mutfakta sabah ritüellerim arasında, bana en huzurlu gelen şey gazetenin ilk sayfasını açıp, okumaktı. Ama bugün, bir şeyler farklıydı. Bugün gazete sayfalarının bana daha fazla yük getirdiğini hissettim.

Hikayem aslında bir sabah, bir gazete ve bir kağıt atık kutusu etrafında dönüyor. Ama duygularımın karmaşasına dalıp, ne hissettiğimi anlatmak istiyorum. Belki de bu yazıyı yazmamın sebebi, o anın benim için ne kadar anlam taşıdığı.

Gazeteyi Alıp Masaya Koymak

Gazeteyi, her zaman ki gibi, arka cebime sokarak çıkarmıştım. Sabahları genellikle arkadaşlarla buluşmadan önce bir iki sayfa okurum. Onun dışında, fazla takılmam. Ama bu sabah, elimi uzatıp gazeteyi aldığımda, içimde bir boşluk vardı. Yani, içimi kurcalayan bir şeyler vardı, ama neydi? Kendimce “Bugün öyle bir şey olacak” dedim, çünkü bazen, bazı sabahlar, o kadar gerçekçi olmayan ama yine de kalbinizin derinliklerinden gelen bir his vardır.

Bunu her gün yaşayamazsınız ama o an, o his tam olarak o sabah benimleydi. Gazeteyi açtım, ilk sayfa boş gibi, sıradan haberlerle doluydu. Ama gözlerim bir noktada dondu kaldı. O günkü manşet, Kayseri’nin gündemindeki küçük bir olayı anlatıyordu. Şehirdeki bir okulun, çevreyle ilgili aldığı bir önlem ve bu önlem doğrultusunda öğretmenlerin ve öğrencilerin atık yönetimiyle ilgili başlattığı proje vardı.

İçim bir anda kıpırdadı. O an için “işte bu, bir şeyler değişiyor” dediğimi hatırlıyorum. Ancak gazete sayfasını çevirdiğimde, derin bir hayal kırıklığına uğradım. İçimde bir boşluk daha oluştu. “Kağıt atık kutusuna gazete atılır mı?” sorusu, bir anda kafamda yankılandı.

Kağıt Atık Kutusuna Gazete Atılır Mı?

Çünkü gerçek şu ki, gazeteleri her zaman geri dönüştürüyorduk. Ama bunun anlamı neydi? Gerçekten de kağıt atık kutusuna gazeteyi atmak, onun bir değerini yok etmek anlamına mı geliyordu? Gazeteyi alıp, elime sıkıca kavradım. Sayfalar arasında parmaklarımın gezindiğini hissettim. Her haberin, her yazının bir anlamı vardı. Peki ya bu gazeteye ne olacaktı? Onu da çöpe atacak, atık kutusuna atacak mıydım?

Bu, basit bir sorudan çok daha fazlasıydı. Sanki hayatın bana söylediklerini anlıyordum; her şey bir şekilde bir arada var. Bir gazete, bir atık kutusu, bir değer, bir hayal kırıklığı… Bu soruya cevap veremedim.

Ve o anı düşündüm; gazetenin bana hissettirdiği şey. Her sayfa bir geçmişti. Haberlerin, köşe yazılarının, karikatürlerin içindeki insanlar… Onlar da bir zamanlar bu şehirde yaşamıştı, bir zamanlar birileri bir gazete sayfasında kendisini, yaşadığı şeyi anlatmıştı. Gazeteyi bir atık kutusuna koymak, sadece bir parçasını değil, o anın bütün duygusunu, yaşananları, her şeyi silmek gibiydi.

Anlık Olanı Kayıp Hissetmek

Başka bir gün, okuldan sonra yine gazeteyi elime aldım. Bu sefer, yazın başında okuduğum o projeyle ilgili bir haber vardı. Kayseri’nin bir okulunda öğrenciler, geri dönüşüm konusunda bilinçlendiriliyor ve bu süreçte kağıt atıklarının geri dönüştürülmesi gerektiği anlatılıyordu. O anda, gazeteleri sadece kağıt atık olarak görmek değil, bir yaşam parçası olarak görmek gerektiğini hissettim.

Bundan sonra gazeteyi özenle katladım, çünkü bir anlamı vardı. Ama kafama takılan başka bir şey daha vardı. Bir köşe yazısında, aynı okulun öğretmeni, geri dönüşüm için bir alışkanlık oluşturmanın zor olduğunu ama hayatın buna ihtiyacı olduğunu yazmıştı. İşte o an, hayatın bana ne kadar zor olduğu, ne kadar kaybolmuş olduğum bir noktaya geldiğimi düşündüm. Geçmişe, gazeteye, geçmişin yazılı haline ve ona bağlı olan anılara…

“İşte hayatım, bir şeyleri kaybetmek… Belki de ben de kaybolmuşum” dedim.

Yeni Bir Başlangıç

O günden sonra, gazeteye karşı bakış açım biraz daha değişti. Her gazeteyi bir atık olarak görmek yerine, onun taşıdığı anlamı fark ettim. Kağıt atık kutusuna gazete atılır mı? Belki de atılabilir ama her gazete, tıpkı her anı gibi bir zamanlar vardı ve bir şeyler anlatıyordu. Bir insan bir anda gülmek için okuduğu bir gazetede ne kadar kıymetli bir anı saklar? O gazete, belki de tam zamanında, doğru kelimeleri bulamamış birinin düşüncelerine tanıklık ediyordu.

Şimdi, gazeteyi her elime aldığımda, onun sadece bir kağıt parçası olmadığını, bir zaman diliminin, bir şehrin, hatta belki de bir insanın duygularının peşinden gittiğini fark ediyorum. Bu yüzden gazeteye ve atık kutularına karşı bakışım artık değişti. Her şeyin bir anlamı var.

Hayal kırıklıklarından, umut dolu başlangıçlara kadar, gazeteler aslında bize yaşadığımız her anın izlerini bırakıyor. Belki de kağıt atık kutusuna atarken, bu gazeteyi bir kenara koymanın, onun taşıdığı duyguları da bir şekilde silmek olduğu gerçeğini kabul etmeliyiz. Her şeyin bir yolu, bir iz bıraktığı bir yer var. Gazete, bir zamanlar büyük bir anlam taşırken, atık kutusuna düşerken, bir şeylerin kaybolmasına göz yummak zorunda kalıyoruz.

Ama hayat, aslında tam da bu kadar çelişkili, değil mi?

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort ankara escort
Sitemap
betcivdcasino güncel girişilbet casinoilbet yeni girişBetexper giriş adresibetexper.xyzm elexbet